SALGIN DÖNEMİNDE ÇOCUK VE GENÇLERDEKİ KAYIP YAŞANTISI VE KEDER

18 Mayıs 2020

Prof. Dr. Seher Akbaş
Güvenli sığınaklardan uzaklaşmanın kederi

Kayıp, dendiği zaman ölüm nedeniyle kaybettiklerimiz aklımıza gelir. Bununla birlikte, bir ömür boyu kayıp deneyimleri yaşanır. İnsanın yaşamında kayıp duyusunun yaşandığı çocukluktan yetişkinliğe geçiş, okulların bitmesi, mezuniyetler, evlilik, taşınmalar gibi dönemler vardır. Yeni ve güzel başlangıçlar geride bitirilen dönemleri bırakırken bile, kayıp duygusu ile birlikte yaşanabilir. Değişim içeren her şey de olduğu gibi, salgının bir sonucu olarak normallikte veya çocukların günlük rutininde ortaya çıkan değişiklikler birer kayıp duygusunu içerir. Bu değişiklikler eski günlük yaşama ait yaşantıların, rutinlerin, ilişkilerin değişimi ile birlikte, yeni rutinlerin, ilişkilerin, risklerin ve kayıpların (okulların kapanması, hastalık, ölüm gibi) yaşanmasını içermektedir. Bir çocuğun rutinlerindeki önemli değişiklikler, kontrol kaybı hissi yaratabilir. Bu da çocuğun duygularına ve davranışlarına yansır.

Salgınla beraber çocuklar okula gidememe, uzaktan eğitim alma, arkadaşları ile yüz yüze vakit geçirememe, sabah öğlen tüm rutinlerde değişiklikler (kahvaltı, evden ayrılıp servisi otobüse binip okula gitme, arkadaşlarla selamlaşma, sınıfta oturma, teneffüs, eve dönme vs,) şeklinde günlük yaşamlarında sarsıcı değişiklikler meydana gelmiştir. Gün boyu ebeveynlerle kalma, ebeveynlerin gözü önünde olma, uyarı alma, internette daha fazla zaman geçirme, uyku ve yemek rutinlerinde değişiklikler yaşanmıştır. Bu eski yaşantıdan uzaklaşmak yerine, “yeni, farklı günlük yaşam aktiviteleri ve rutinleri yerleştirmek” şeklindeki değişim önemlidir. Erken yaşlardan itibaren beslenme, bakım, güvenlik, değerler, sosyalleşme, kimlik gelişimine katkısı olan günlük rutinlerin değişimi ile özellikle “dünyanın güvenli bir yer olduğu” duygu ve düşüncesi baltalanmıştır. Yerini dünyanın, evin “güvensiz” olduğu duygusuna bırakmıştır. Tüm bu kayıplar (eski günlük yaşantının değişime uğraması), yeni yaşantılar, güvensizlik duygusu, zamanla yerini “keder” duygusuna bırakacaktır.

Kayıplar söz konusu olduğunda yaşanılan duygu sıklıkla keder olacaktır. Keder, değişime ve kayba karşı duygusal tepkilerimizdir. Buna duygular, fiziksel duyumlar, düşünceler ve davranışlar yoluyla deneyimlediğimiz tepkiler de dâhildir. Salgın dönemindeki değişiklikler, hem çocuklar hem de yetişkinler için keder hissi yaratmıştır. Ebeveynlerin bu zor zaman zarfında çocukların yaşadığı duygu değişikliklerini, üzüntü ve kederlerini fark etmeleri, bunları ifade etmeleri için fırsatlar sunmaları ve en önemlisi de bu duyguların iyi bir dinleyicisi olmaları önemlidir.

Ebeveynlere öneriler
Çocuğunuzun duygu durumundaki değişiklikleri fark edin
Onların yaşadığı keder, acı, üzüntü duygularını ifade etmelerine fırsat verin, dinleyin. Sadece dinlemekle bile kederlerine ortak olabilir, hafifletebilirsiniz.
Günlük değişen rutinlerin yerine, yeni rutinler koyun, bu rutinlere uyun.
Çocuğun yaşadığı duyguları anlamada sözsüz ipuçlarını takip edin (sinirlilik, isteksizlik, yorgunluk, alınganlık, uyku-iştah değişikliği vs)
Çocuklarınızın kendilerini güvende hissetmelerini sağlayan ve duygularını özgürce ifade etmelerini sağlayan şefkatli, sıcak ve sevginin olduğu ortam yaratın.
Çocukların kendilerini ifade edebilecekleri oyun, etkinlik ya da ilgi alanları geliştirmelerine yardım edin (çizerek, yazarak, şarkı söyleyerek, dans ederek, el sanatlarıyla veya fotoğraf çekerek kendilerini ifade edebilirler).
KAYNAKLAR
Children’s grief in coronavirus quarantine may look like anger. Here’s how parents can respond https://theconversation.com/childrens-grief-in-coronavirus-quarantine-may-look-like-anger-heres-how-parents-can-respond-135348

Copyright © 2019. All Right Reserved. Designed by bktema.