Fiyortlar

27 Mart 2020

Fiyortlar

İskandinavya Fiyortları gezisine İstanbul’dan yola çıkılarak, Danimarka’nın başkenti Kopenhang ile başlanıyor. Vikinglerin atasının şehri. Kopenhang gezisinde, ülkenin yönetim merkezi olan Christianborg, Parlamento Binası Christianborg Kalesi, Amelienborg Sarayı, Kraliyet Kütüphanesi Black Diamond, Küçük Deniz Kızı Heykeli, Langelinie Limanı, pub ve barları ile ünlü Pitoresk Nyhavn Limanı, Borsa Binası  geziliyor.  Nehir kıyısında bir restoranda yemek yeniliyor. Bir gece kalınıyor. İlk ziyaret, kimilerince mutlaka görülmesi gereken şehrin simgesi kimilerince de niye buraya kadar geldik dedirten Deniz Kızı heykeline. Büyücü tarafından insana dönüştürülen, âşık olduğu prens tarafından ret edilen deniz kızı, köpüğe dönüşür ve denizde kaybolur. Ret edilince yok olmaya mahkûm bir aşkın taşa yontularak var ediliş serüveni belki de. Aşkın yok edişinin ve taşa can veremeyenin serüveni…

Ufuk açan insanı özgürlükler konusunda düşünmeye sevk eden Free Town Christiania gezisi…Geçmişte askeri kışla olarak kullanılan, 35 hektarlık bir alana sahip olan bölge ,1971 yılında yaşadıkları düzenden memnun olmayan bir grup hippi ile sanatçıların özgürleştirdiği, özgürce yaşadığı şehir içinde ayrı özerk bir dünya.  Kopenhag’ın merkezinde kendi bayrağı olan, vergi ödemek zorunda olmayan, kendi koydukları kurallar ile yaşayan 900 kişilik ülke içinde ülke. Fotoğraf çekmenin bile yasak olduğu bir bölge, böylece elinizdeki makinaya değil etrafı seyredebiliyorsunuz.  Silah bulundurmak, motorlu taşıt kullanmak, çalıntı ürün satmak, havai fişek satışı yapmak ya da patlatmak, kurşun geçirmez yelek ile dolaşmak, koşmak yasak. Bunlar benim de hayal ettiğim kurallar. Esrar üretimi, kullanımı ve satışı ise serbest.

Ertesi gün öğleden sonra Gemi ile gece yolculuğu başlıyor. Hava kararmadığı için, gün ışığında muhteşem manzaralarla yolculuk yapılıyor. Oslo’ya doğru devam ediyor. Oslo şehir gezisinde, Kraliyet Sarayı, Meclis Binası, Belediye Sarayı, Folk Müzesi, Viking Gemileri Müzesi, Ulusal Tiyatro, Oslo Katedrali, Karl Johans Caddesi, Vigeland Park ve Frogner Parkı geziliyor. Her gezilen yerle ilgili bilgi alınıyor, fotoğraf çekiliyor.  Oslo’dan sonraki durağımız Geilo. Sonra, dünyanın 3. ve Norveç’in 2. büyük fiyordu olan Hardanger Fjord’da bulunan Brimnes’e ulaşıyoruz.

Ardından bir başka keyifli yolculuk Bergen’e varıyoruz. Bergen yedi dağın şehri olarak biliniyor.  UNESCO Dünya Miras Listesinde yer almasından dolayı da oldukça önemli. Alman deniz tüccarları iskelede mallarını satabilecekleri hanlar ve kalacakları evler inşa etmisler. Alman etkisinde kalan bu bölgeye Hansa Bölgesi (Hanseatic) denilmiş. Hansa evleri Vagen Koyu’nda, sahil boyunca bitişik nizam olarak dizilmiş. Evlerin çoğu bugün hediyelik eşya satan dükkânlar olarak kullanılıyor. Ortak bir avlu etrafında dönen, çatıları, yan duvarları ve cephesi üçgen, üç katlı, rengârenk bu evler kentte ahşaptan yapılan tek binalar. Başka ahşap bina yapmak yasak. Denizcileri ağırlamak için yapılmış bu renkli evler sadece öndeki görüntülerinden ibaret değil. Arka sokakların, mahallenin mutlaka gezilmesi, yaşanması gerek. Evlerin arkasındaki küçük bir alanda ağaçtan oyma balık heykeli ve hemen yanında evlerin korunması için para atılan, dilek dilenen havuzu görebilirsiniz. . Mahallede ara sokaklarda yöresel ürünler, ahşap oyuncaklar ve süs eşyaları olan dükkanlar görülmeye değer. Açık mahalle müzesi gibi. dır Norveç mutfağı deniz ürünlerinden oluşuyor, en çok tüketilen ürün balıktır. Yöreye özgü balıklar yenebilir.

Ray sistemiyle çalışan teleferiğe kesinlikle binmeli, şehre bir tepeden bakmalısınız. Hanseatik Bergen Limanı, rengarenk ahşap evler, Fisketorget Balık ve Çiçek Pazarı, Gamlehaugen Kraliyet Sarayı, Tahta Kilise ve ünlü Norveçli sanatçı Edward Grieg’in 22 sene yaşadığı ve en iyi parçalarını bestelediği evi gezilebilecek alanlar. .

 

Kahvaltının ardından Voss’a hareket ediyoruz. Gudvangen tekne gezisine ile katılarak feribotla Neroy, Sogne ve Aurlands fiyordları üzerinden yapılacak tekne yolcuğunun tadını çıkarabilirsiniz. Flam Dağ Treni Gezisi harika bir gezi olabilir. Şelalerin ve ormanın içinde yapılan geziye, şelalerden çıkarak kırmızı elbisesi ve harika bir müzikle dan eden bir gösteri eşlik ediyor.

Oslo’ya hareket ediyoruz . Valdres Vadisi’nde yer alan yüksek dağlar ve şelalelerle çevrili Fagernes, ilk durağımız. Bu muhteşem manzaralara tanık oluyor ve fotoğraf molası veriyoruz. Oslo’nun en büyük parkı olan Frogner Parkı görülmeye değer. Kendisi de ömür boyu parkta yaşayan Norveçli ünlü heykeltıraş Gustav  Vigaland’ın heykellerinin sergilendiği bir park. Aslında burası bir açık hava heykel müzesi,  üstelik 24 saat açıktır ve ücretsiz. Gustav Vigeland’ın tüm hayatı boyunca hazırladığı 214 adet granit ve bronz insan heykeli ve 13 adet dökme demir kapıdan oluşuyor. 10 yıllık bir çalışmasının ürünü.

Tüm bu heykellerin özelliği,  günlük yaşamda rastlanılabilecek duyguları ve davranışları sergileyen insan figürü olması ve bu insan figürlerinin hiç bir kıyafet ya da aksesuar taşımamaları; yani tamamen çıplak olmaları. Heykellerde işlenen anne baba, çocuklar, yaşlılar, bunların yaşantıları, kızgınlıkları, mutlulukları, birbirine sarılmaları, uzaklaşmaları, hayatın yükünü taşımaları  vs  görülmeye değer.

Norveç ve İsveç ormanları arasından geçerek yapacağımız yolculukta ilk varış noktamız Varmland. Burada muhteşem manzaralara tanık olduktan sonra Viking Orta Çağ şehirlerinden biri olan Karlstad üzerinden Stockholm yolculuğu ile devam ediyoruz. Stockholm Şehir Gezisi’nde Gamla Stan, Nobel ödüllerinin dağıtıldığı Belediye Sarayı, kraliyet kalesi olan Kungliga Slotteti ve 7 tiyatroyu aynı çatı altında toplamış olan Ulusal Tiyatro Binası keşif duraklarımız.

Copyright © 2019. All Right Reserved. Designed by bktema.