DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU; Sık sorulan sorular

20 Eylül 2020

                                                                                                                                                                                                            Prof. Dr. Seher Akbaş

Bir çocuğun dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu  (DEHB) olduğu nasıl anlaşılır?

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocukların %3-12’sini etkiler. Dikkatinin dağınık olması, dikkatini sürdürmekte zorluk, aşırı hareketli olma, kıpır kıpır olma, çok konuşma, sabırsız olma ve bu belirtiler deneniyle okul, aile ve arkadaş ilişkilerinde sorun yaşama olarak tanımlanan DEHB, gelişimsel bir bozukluktur.

Bu çocuklar DEHB belirtileri nedeniyle, aile, arkadaş ilişkilerinde (evde günlük sorumluluklarını yerine getirmekte zorluk, oyun oynamakta, oyunu sürdürmekte ve kurallara uymakta zorluk, çok konuşma, sabırsız olma, hep hareket halinde olma gibi) ve okul becerilerinde (dersi dinlemekte zorlanma, sırasına oturmakta zorlanma, sınıfta çok konuşma, ödevlerini yapmakta sorun yaşama, derse ve ders yaparken çabuk sıkılma gibi) sorun yaşarlar. Aileler aşırı hareketli olan, oturması gereken ortamlarda oturmakta zorluk çeken, günlük işlerini kendi başına yapmakta zorlanan, dikkati dağınık, derslere ilgisini vermeyen, yaşıt ilişkilerinde sorun yaşayan çocukları olduğunda, çocuklarında DEHB olabileceği konusunda uyanık olmalıdırlar.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite her zaman bir arada mı görülür?

DEHB belirtileri her çocukta ve yaş grubunda aynı şekilde ve şiddette görülmez. Görünüm olarak farklı şekilde olabilir. Özellikle kız çocuklarında dikkat eksikliğinin olduğu, hareketlilik ve sabırsızlığın olmadığı alt tip daha sık görülür. Bu durumda hareketlilik ve davranış sorunları olmadığından aileler ve okulda öğretmenler sorunu fark edemeyebilir ve bu çocuklar akademik becerilerde sorun yaşayabilirler. Yine bazı çocuklarda hareketlilik ve dürtüselliğin olduğu tip görülebilir. En sık olarak dikkat eksikliği, hareketlilik, dürtüselliğin bir arada olduğu alt tip görülür.

Yaramaz çocuk mu hiperaktif çocuk mu?

DEHB olan çocuklar genellikle yapısal özelliklerinin sonucu olarak hareketli, sabırsız ve dikkat sorunu yaşarlar. Sıklıkla bu çocuklar, çok uyarı alırlar ve anne baba sorun davranışlar için sınır koymaya, ceza vermeye çalışır. Çocuklar da başlangıçta uyarıları dikkate alsa da kısa bir süre sonra tekrar aynı şekilde davranmaya devam eder. Yanı elinde olmadan hareketli, çok konuşan, lafa giren, ödevlerini yapmakta zorlanan, beklemekte zorlanan çocuklardır bunlar. Genel olarak DEHB’li çocukların anneleri daha direktif, daha negatif ve sosyal olarak daha düşük etkileşimli olabilirken, bu durum DEHB’li çocukların daha az uyumlu olmasına ve daha fazla negatif tutum geliştirmesine yol açabilir. Yani sorun davranışlar ebeveynlerin olumsuz tutumlarına bunlar da çocuklardaki uyum ve davranış problemlerin artmasına hizmet ediyor gibi görünmektedir. Bu özellikler hem çocuğun hem ailenin hayatını zorlaştırır.

Her dediği yapılan çocuklar ise zaman zaman “hayır” kelimesini duyduklarında yani sınır konduğunda ebeveynlerini zorlayarak, olay çıkararak kendi isteklerinin olması için uğraşırlar. Ebeveynler tutarlı olmadığında ise (çocuk ırar ettiğinde ya da olay çıkardığında istediğinin yapılması) çocuklar ebeveynlere dediğini nasıl yaptırdıklarını öğrenmiş olur. İstediği olmadığında dediğini yaptırmak için şiddetini artırarak bazı davranışlar sergiler ve ebeveynlerini zorlar. Olay çıkarır, bağırır, eşyalara zarar verir.  Bu durum genellikle istediği olmadığı zaman gerçekleşir. Oysa DEHB olan çocuklar eskiden beri ve gün içerisinde çoğu zaman yukarıda saydığım belirtileri gösterirler. İster çocuklarda DEHB belirtileri nedeniyle, ister yaramazlık nedeniyle sorunlar yaşansın, bunun ayırımını yapabilmek, ebeveyn tutumlarını değerlendirmek ve çocuk ebeveyn ilişkisini gözden geçirmek için destek alınmalıdır.

DEHB’nun belirtileri nelerdir? Ne zaman bir uzmana görünmek gerekir?

DEHB’da tanımlanan dikkat eksikliği dikkat süresi ve yoğunluğunun kişinin yaşına göre olması gerekenden az olması olarak tanımlanır. Dikkatin belli bir noktaya toplanamaması ve kolayca dağılması, dağınıklık, unutkanlık, eşyaları kaybetme, dikkatsizce hatalar yapma, çabuk sıkılmak, günlük işlerle ilgili ayrıntıları gözden kaçırmak şeklinde  kendini gösterir. Anne babalar bu çocuklarla ilgili “sanki hep aklı başka yerde, bilgisayarda saatlerce oynayabiliyor ama ödevlerini yaparken 5-10 dakikada sıkılıyor” şeklinde yorum yaparken, öğretmenler, “dersi dinlemiyor, aklı başka yerde, sınavlarda hata yapıyor, çalışsa yapar” gibi sözler söylerler.  Hiperaktivite çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine göre fazla hareketli olmasıdır. Hiperaktivite günlük yaşamda çocuğun eli ayağının kıpır kıpır olması, oturduğu yerde duramaması, gereksiz yere sağa sola koşturması, eşyalara tırmanması, sakince oynamakta zorlanması, sürekli hareket halinde olması ve çok konuşması şeklinde görülür. Dürüsellik, davranışlarını kontrol edememe, sonunu düşünmeden hareket etme, aklına geleni hemen yapma ve ya söyleme olarak tanımlanır. Günlük yaşama yansıması çocuğun, sorulan sorunun tamamlanmadan yanıt vermesi, sırasını beklemekte güçlük çekmesi, başkalarının sözünü keser ya da oyunlarının arasın girmesi şeklinde olur.

Belirtilerin şiddeti ve çoğu etkilemesi her çocukta farklıdır. Bazen aşırı hareketlilik ön planda olurken bazen özellikle kızlar dikkat sorunları ön planda olabilir. O denenle belirtilerin türünden ziyade, bu belirtiler çocuğun günlük yaşamını olumsuz etkiliyor, aile, arkadaş ilişkilerinde zorluk yaşamasına neden oluyor, okulda ders başarısında ve arkadaş ilişkilerinde sorun yaşıyorsa mutlaka bir uzmana başvurmak gerekir.

DEHB yaşamı nasıl etkiler?

DEHB tanısı günlük yaşama yansıyan sonuçları nedeni ile erken yaştan itibaren hem çocukların hem de ailelerinin yaşamını olumsuz etkiler.

DEHB’si olan çocuklar günlük yaşamda çok uyarı alma, etiketlenme, dışlanma şeklinde olumsuz olaylarla karşılaşabilirler.

Aşırı hereketlilik, dürtüsellik, odaklanamama özellikle erken yaşlarda ebeveyn ve yaşıt ilişkilerinde yaşına uygun ve sürede oyun oynayama, dinleyememe, iletişim sorunları, ince motor ve günlük yaşamla ilgili becerilerini geliştirmede (giyinme, diş fırçalama, kalem tutma gibi) sorun yaşayabilirler.  Günlük rutin işleri öğrenmekte gecikme, dağınık ve düzensiz olma, duygusal aşırı duyarlılık geliştirme, koordinasyon güçlükleri, sakarlık, davranış sorunları görülebilir. Bu çocuklar sıklıkla zamanı iyi kullanama ve öncelikleri tayin etmede sorun yaşarlar. Okul döneminde dikkatsizlik, ödevlere karşı isteksizlik, sık eşya kaybetme, öğrenme güçlükleri, dağınıklık, düzensizlik, uyku sorunları, iştah sorunları, aile ve arkadaşlarla ilişki sorunlar, yaşadıklarından ders alamama şeklinde yakınmalar tabloya eklenir. Ergenlik döneminde akademik başarıda sorunlar kronikleşir, okula devam sorunları tabloya eklenebilir. Özgüven eksikliği, moral bozukluğu, riskli davranışlar geliştirebilirler.

Yine bazı ruhsal sorunlar kaygı bozukluğu, öğrenme güçlükleri,  tik, davranış sorunları, depresyon bu çocuklarda daha sık görülebilir. Özelikle davranış sorunları ön planda olduğunda madde kullanım riskleri artabilir. Yine ekran bağımlılığı, obezite bu çocuklarda daha sık görülebilir. DEHB olan çocuklar dikkat, hareketlilik ve sabırsızlık yakınmaları nedeniyle, sonunu düşünmeden hareket ettikleri, kaza ve ciddi yaralanmalara daha sık (yarıya yakını) maruz kaldıkları bilinmektedir. Aileler DEHB olan çocukların tedavisini erken dönemde başlattıklarında, hem o dönemde yaşadıkları zorlukların düzelmesine hem de ileride oluşabilecek ek sorunların önlenmesine neden olacaklardır.

DEHB’nun belirtileri ileride farklılaşır mı?

DEHB belirtilerinin %70-80’i ergenlik döneminde, %50’si de yetişkinlik döneminde devam ettiği gösterilmiştir. Ergenlik dönemine doğru hareketlilik azalmakla beraber dikkat eksikliği, kendini kontrol, dürtüsellik sorunları büyük oranda devam eder. . Bu aynı zamanda DEHB nedeniyle yaşanan sorunların devam etmesi demektir. Aynı zamanda yaşla birlikte eklenen davranışsal ve ruhsal sorunlar DEHB belirti şiddetini artırır.

DEHB tanısı nasıl konur? Tanı için test yapılması gerekli mi?

Bu bozukluğun bir çocukta bulunup bulunmadığının anlaşılması için çocuk ve aile ile psikiyatrik değerlendirme yapılır. Gerekirse okul ortamında belirtilerin varlığı ye da sorun oluşturup oluşturmadığı ile ilgili bilgi alınılır. DEHB belirtilerini sorgulayan ölçekler kullanılabilir. DEHB tanısı, yapılan klinik değerlendirme ile konulur. Bu değerlendirmede belirtilerle ilgili ayrıntılı bilgi alınır bunların çocuğun yaşamına etkisi araştırılır. Medyada ya da sosyal internet ortamlarında yazılan testlerle tanı konduğu bilgisi doğru değildir.
DEHB tanısının konmasında laboratuvar ve görüntüleme yöntemleri kullanılmaz. Yine DEHB ile ilgili ek psikiyatrik sorun olmadıktan sonra zekâ testleri tanı için gerekli değildir.  Ek sorunlar olduğunda ayırıcı tanı gerektiğinde zekâ ve dikkat testleri tanıya yardımcı olmak için istenebilir. Özellikle sadece dikkat testleri uygulayarak DEHB tanısının konduğu, çocuk psikiyatristi olmayanlar tarafından sıklıkla başvurulan yöntem doğru da değildir etik de değildir, bilimsel de değildir. Tekrar tekrar söylenmesinde sakınca yok, çocuk psikiyatristleri tarafından  “klinik değerlendirme yapılmadan tanı konulamaz”. Doğru bir şekilde tanısı konmayan çocuklara yönelik tedavi başlanması, yönlendirilmeleri doğru değildir. Bu bağlamda aileler çocuklarında DEHB olduğundan endişe ediyorlarsa çocuk psikiyatristlerine başvurmaları hem yanlış yaklaşımların, hem de tedavideki gecikmelerin önünü kesecektir.

DEHB tedavisinde neler yapılıyor?

Aileler çocuklarının DEHB nedeniyle günlük yaşamda olan güçlükleri karşısında, konuşarak uyararak ve ya ceza vererek bu belirtilerin düzelmediğini görür ve kendilerini çaresiz hissederler. Çocuklarında ortaya çıkan belirtilerin, çocuğun yapısal özelliğinden, DEHB’dan kaynaklandığını ve bu durumun tedaviyle düzelebileceğini öğrendiklerinde rahatlarlar. Çocuklarının özelliklerini, nedenleri ile birlikte kavradıklarında çocuklarına daha doğru yaklaşımlar ve çözüm önerileri geliştirirler

DEHB tanısı ve tedavisi belli olan ve en önemlisi tedaviye yanıtın da iyi olduğu bir bozukluktur. Tanı konduktan sonra tedavi başlanır. Bu çocuklar zamanında tedavi almadıklarında yukarıda da belirtildiği gibi günlük yaşam, ilişkiler ve akademik alanda sorun yaşamaya başlarlar. Başlangıçta hareketli olan yerinde oturamayan, dikkati dağınık, sabırsız olan çocuğun aile ve arkadaş ilişkilerinde yaşadığı soruna zamanla ders başarısında yaşanan zorluklar eklenir. Bu çocuklar hem okulda etiketlenirler hem de kendi kapasitelerinin altında bir okul performansı gösterirler. Bazen okuldan istenmeyen, atılan çocuklar olabilirler. Bu durumda hızla tedavi başlanmalı ve çocuğun okula uyumu, başarısı için uygun destek programları düzenlenmelidir. Erken gelen olgularda tedavi başlandığında okul başarısı, uyumu ve ilişkileri ile ilgili yukarıda anlatılan sorunlar ortaya çıkmadan müdahale edilmiş olunur. Tedavi başlandığında çocukların çok büyük bölümünde düzelme ortaya çıkar. Çok az bir grupta belirtiler azalmakla beraber devam ettiğinde ise ek tedavi ve destek seçenekleri ile bunların da düzelmesi sağlanmaya çalışılır.

DEHB olan çocuklar mesela dikkati dağınıklığı nedeniyle okul başarısında sorun yaşayanlarda tedaviden sonra dikkati düzelir dolayısı ile de okul başarıları da düzelir. Yine DEHB belirtileri nedeniyle okul, arkadaş ve aile ilişkilerinde davranış sorunu yaşayanlarda bu sorunlar da düzelir ve uyumları artar.

Özellikle ergenlik döneminde okul sorunları çok artmış, okuldan atılmak riski yaşayan çocuklarda tedavi ve destekle önce okula devamları, uyumları sağlanmaya çalışılır. Davranış sorunları azalan, uyumu düzelen çocuklar sonraki süreçte, akademik beceriler açısından desteklenir.

Tedavide ilaç kullanımı gerekli midir? DEHB’ğun en önemli nedeni anne babadan genetik geçiş ve çevresel faktörlerin etkisidir. Bu bozuklukta beyinde dikkat, dürtüsellik ve hareketlilikle ilgili alanların yapısal ve işlevsel farklılığı ortaya konmuştur. Dolayısı ile DEHB’ğu nörobiyolojik bir bozukluktur. Tedavide kullandığımız ilaçlar bu dikkatimizi hareketliliğimiz dürtüselliğimizi düzenleyen sistemlerdeki bu farklılıkları yeniden düzenleyerek normal haline getirmeye yöneliktir. Bu nedenle tedavide ilaç kullanılmaktadır. Bu tedavi ile ortaya çıkan aşırı hareketlilik, dikkat ve dürtüsellikle ilgili belirtileri düzelmektedir.

Kullanılan ilaçların bağımlılık yapıcı etkisi var mıdır? Tedavide Türkiye’de kullandığımız iki grup ilaç var. Bu ilaçlardan biri kırmızı reçeteli diğeri kırmızı reçeteli değildir. Bu ilaçlardan kırmızı reçete ile satılan ilaç, doktor kontrolü dışında kullanıldığında diğer bağımlılık maddeleri gibi bağımlılık yapma potansiyeli olan bir ilaçtır. Ancak DEHB olan hastalarda hekim kontrolünde kullanıldığında, hekimin önerdiği şekilde kullanıldığında bağımlılık yapmaz. Tam tersine DEHB ve davranım bozukluğu olan çocukların tedavi görmeyen grubunun başka maddelere yönelik bağımlı olma riski vardır (sigara, alkol ve bağımlılık yapan maddeler). DEHB tanısı alan çocuklar özellikle erken yaşlarda uygun tedavi aldıklarında ise madde bağımlılığı olma riskleri çok önemli ölçüde azalır. Aslında bu bilgiyi göz önüne alındığımızda, DEHB tedavisinin çocukları madde bağımlılığından koruduğunu söyleyebiliriz. Her iki ilaç grubunun etkinliği benzer. Her iki ilacın da tedavi etkinliği çok yüksektir. Yani bu, her iki ilaçtan birini başladığımızda bu çocukların büyük bir kısmı düzeliyor demektir.
Bu ilaçların yan etkileri nelerdir? Yukarıda bahsedilen her iki ilaç da beyinde bulunan DEHB’ğu belirtilerine neden olan kimyasal maddeleri düzenlerler. DEHB’ğunda kullanılan ve Türkiye’de buluna her iki ilaç oldukça güvenli ve yan etkileri azdır. İlaç tedavisinde en sık karşılaşılan yan etkiler baş ağrısı, bulantı, karın ağrısı, iştahsızlık, sinirlilik, uykusuzluktur. Her iki ilacın kullanımı sırasında görülen yan etkiler sıklıkla bir iki hafta içinde azalır. İnatçı olan ve şiddetli olup çocuğun günlük yaşamını bozan yan etkilerde doz azaltılabilir.  Aileler yan etkiler ortaya çıktığında doktorlarına bilgi vermelidir.

DEHB’si olan çocukların ailelerine neler önerilir?

DEHB olan ailelerin yapacağı en önemli ve ilk şey çocuklarının özellikleri hakkında bilgi edinmek olmalıdır. ( Çocuklarında sorunun genetik nedenle olduğunu ve bunun gelişimsel bir bozukluk olduğunu, kendi tutum ve davranışlarının buna neden olmadığını, DEHB’nin çocuklarda sık görüldüğünü, kendilerine benzer sorun yaşayan çok çocuk ve aile olduğunu, çocuklarının hareketlilik, sabırsızlık nedeniyle günlük yaşanan sorunları bilerek yapmadıklarını, kendilerinin gelişimsel bir özelliği olduğunu) bilmeliler.

Ebeveynler, çocuğun DEHB belirtileri nedeniyle günlük yaşamda zorlanırlar. Çocuklara yönelik uyarıda bulunma, gelişimsel özelliklerinden dolayı (çok konuşma, sabırsız olma, kıpır kıpır olma, ödevlerini yapmak istememe, dikkatsiz olma gibi) ceza verme, olumsuz geri bildirim verme şeklinde tutumlar geliştirirler. Çocukları ile etkileşimleri ve ilişkileri bozulur. Süreci yönetmekten ziyade belirtilerin şiddetlenmesinde adeta stresör görevi görürler. Bu nedenle ailelerin, çocukların özellikleri ve bunların günlük yaşama yansıyan güçlükleri hakkında bilgilenmeleri, erken dönemden itibaren hangi durumda esnek olacaklarını hangi durumda sınır koyacaklarını profesyonel destek öğrenmeleri, doğru tutumları geliştirmeleri, sorun davranışlarla nasıl başa çıkacaklarını öğrenmeleri, problem çözme becerilerini arttırmaları gereklidir.

DEHB ile ilgili zorluklara rağmen, uygun, bilimsel tedavi seçenekleri yerine paramedikal arayışlarla zaman kaybetmemelidirler. DEHB tedavisi olan ve tedavi ile düzelen bir bozukluktur. Çocuk psikiyatrisi uzmanı ile bağlantı kurup, çocukların ve kendilerinin yaşadıkları sorunlar ve zorluklar konusunda tedavi desteği ve danışmanlık almalıdırlar.

Copyright © 2019. All Right Reserved. Designed by bktema.